Aşkın değil şehvetin gözü kördür

(medium.com sitesinden Aşk ve Şehvet Arasındaki Farklar makalesinden özetlenmiştir. )

Karnınızda kelebeklerin uçuşması aşık olduğunuz anlamına gelmez.

Partnerinizi gördüğünüzde ya da ondan bir arama aldığınızda kalbinizin hızlı çarpması aşık olduğunuz anlamına gelmez.

Her gün partnerinizi görmek istemek ya da onsuz bir hayat düşünememek aşık olduğunuz anlamına gelmez.

Şehvet, ilişki söz konusu olduğunda partnerinize karşı hissettiğiniz aşırı çekim gücü oluşturan bir duygudur.

Şehvet yoğun arzu, ateşli coşku veya dizginsiz cinsel özlem olarak deneyimlenebilir. Bu tutkulu özlem herhangi bir duygunun deneyimlenmesi gibi dikkati yönlendirir ve kişiyi motive eder. Bir bağlanma olmadığında şehvet mantıksızca görülecek eylemlere neden olabilir.

Şehvetin yoğunluğu bir bağımlının uyuşturucuya duyduğu arzu gibidir.

Şehvet ilkel beynimizin üreme dürtüsünden doğan bir programdır. Araştırmalara göre şehvetle uyarılan beyin uyuşturucu kullanan bir kişinin beyni gibidir. MRI taramaları, bir bağımlının kokain aldığında beyninde aydınlanan bölge ile, kişinin fiziksel çekimden kaynaklanan şehveti deneyimlediğinde beyninde aydınlanan bölgenin aynı olduğunu göstermiştir.




Yaşadığınız şey aşk değil şehvet ise şu belirtiler gözlemlenir;

1. Partnerinizle başka bir aktivite yapmak yerine seks yapmayı daha çok hayal edersiniz.

2. Birileri partneriniz hakkında soru sorduğunuda mesela nasıl biri dediğinde siz daha çok görünüşü hakkında bilgi verirsiniz.

3. Partnerinizle çok az anlamlı sohbetler gerçekleştirirsiniz. Daha çok geyik yaparsınız.

4. Partnerinizle hisleriniz hakkında konuşmayı tercih etmezsiniz.

5. Partnerinizin mükemmel olduğunu söyler kusurlarını görmezsiniz. (Aşkın değil şehvetin gözü körmüş yani ) (Çevirmen notu:)

6. Partnerinizle geleceğe dair plan yapmazsınız.

7. Partnerinize karşı ilk gördüğünüzde duyduğunuz heyecanı sonrasında daha az hissedersiniz.


Peki geldik en zor kısma. Aşkı nasıl tanımlayacağız?

Amerikalı psikolog Robert J. Sternberg, aşkın üç bileşen açısından anlaşılabileceğini öne süren üçgen aşk teorisini geliştirdi: samimiyet, tutku ve bağlılık.

Aşk, yakınlığı, duysal desteği ve ilgiyi içerir. Tutku duygusal ve fizyolojik uyarılma durumları ifade eder. Buna cinsel uyarılma ve fiziksel çekimin yanı sıra diğer yoğun duygusal deneyimler de dahildir. Bağlılık diğerini sevmeyi taahhüt etme ve bu sevgiyi zaman içinde sürdürmeye çalışma kararını içerir.

Yaşadığınızın aşk olduğunu gösteren işaretler;

  1. Partnerinizle seks yapmayı sevdiğiniz kadar başka aktiviteler yapmayı da seversiniz.

  2. Kendiniz ve partnerinizin hisleri hakkında konuşmayı seversiniz.

  3. Partnerinizle sık sık anlamlı sohbetler yaparsanız ve bazen bu sohbetler içinde kendinizi kaybedersiniz.

  4. Partneriniz için daha iyi bir insan olmak adına çaba gösterirsiniz ve olursunuz.

  5. Partnerinizle gelecek planları yaparsınız.

  6. Partnerinizin eksiklikleri ve zayıflıkları hakkında farkındalığınız vardır ve onu o şekilde kabul edersiniz.

  7. Partnerinizi ilk gördüğünüz anda hissettiğiniz bağın daha fazlasını süreç geçtikçe hissedersiniz.

  8. Ve gittikçe bağlanırsınız daha derin bağlar kurarsınız (çevirmen eki)

Şehvet ve aşk arasındaki farklar;

Şehvet bunaltıcı bir şekilde yüzeyseldir aşk ise tatlı samimidir.

Şehvet hızlı ve dürtüseldir. Aşk ise yavaş ve bilinçlidir.

Şehvet fiziksel uyarılmadır aşk ise duygusal bağlantıdır.

Şehvet zamanla azalırken aşk zamanla artar daha güçlenir.

Şehvet mükemmeli ister aşk ise kabulde olmaktır, kabul etmektir.

Şehvet her zaman alır, alma ile ilgilidir. Aşk ise verme ile ilgilidir.

Aşık olduğunuzda duygusal olarak verirsiniz. Şehvetle bedensel olarak verirsiniz sadece (Çevirmen eki)

Şehvet zaaftır sizi zayıflatır aşk ise güçlendirir.


Çevirmen: Betül Demirkıran


1.176 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör