ZENGİN KOCA DİLEYEN KEZBANLAR VS. GÜÇLÜ KADINLAR

Güncelleme tarihi: 5 Haz

Bu hafta Satürn metro hareketine başladı. 140 gün ne ekersen onu biçersin ile sınanacağız. Bu hafta yaşadığım bir olay üzerine bu yazıyı kaleme almak istedim. Olay tatsız ancak ürettiği sonuç oldukça keyifli.


Doğum haritalarımızda, geldiğimiz kaynağı ve gitmemiz gereken yolu gösteren kuzey ve güney ay düğümlerimiz vardır. Güney ay düğümü, neyle geldiğimizi, kuzey ay düğümü nereye gitmemiz gerektiğini söyler. Her burçtaki ay düğümlerinin anlamları burca göre değişir.


Benim güney ay düğümüm Balık burcu olduğu için para ve materyale önem vermeden dünyaya gelmişim. Kuzey ay düğümüm Başak olduğu için öğrenmem gerekenlerden biri paraya ve materyale önem vermek. Bu nedenledir ki ilk evliliğimi aman canım para önemli değil, önemli olan insanlık diye yaptım ve Allah beni sınadı. Kuzey ay düğümünüze gitmezseniz Allah sizi sınar.


Hele bir de güney ay düğümünüz birinci evdeyse, her şeyi tek başınıza yaptığınız, kimseden destek almadığınız bir yoldan gelmişsinizdir. Buna alışkınsınızdır. Ancak kuzey ay düğümüm 7. evde olduğu için tam tersi bir yola girmemi söylüyor. Ben 17 yaşımdan beri çalışan biri olarak evlendikten sonra daha çok çalıştım. Hala çalışıyorum. Eril enerjiden almak nedir bilmedim. Uzun yıllar, koca parası yemek isteyen, zengin koca isteyen kadınları Kezbanlıkla yargıladım.


Dişil enerji prensiplerini öğrenince, doğruyu yapanın onların olduğunu farkettim ve kendime epeyce güldüm. Hayatım boyunca her şeyimi kendim yapan biri olarak dişil enerji paketlerine başlamadan kendi dişil enerjim üzerinde çalıştım ve eski eşimden bile sağolsun almaya başladım.


Ben hiç almayı bilemeyen biriydim. Şimdi kuzey ay düğümüm gereği ikinci eşimin zengin olmasını istiyorum. Ben bunu isteyince, benim bir zamanlar başkasına yaptığım gibi, bana Kezban ve paragöz gözüyle bakan insanlar oldu. Üstüne bir de epeyce arkamdan saydırmışlar. Şimdi onların da içini rahatlatacağım endişeleri olmasın.


Benim gibi ikinci kez evelenecek olanlar doğum haritalarında kadersel eş ya da ilk eş göstergesine bakmamalı. İkinci eş göstergesine bakmalı. İki aydır, senin kadersel eşin şu diyen astrolog arkadaşımla sonunda verdiğim mücadeleyi kazandım. (Bu arada hiç bilmeyenler için doğum haritanızda evleneceğinizin kişinin şeceresini bile bulabilirsiniz)


Benim ikinci eş göstergemde evet çok zengin bir bey var. Hukuk, yer altı zenginlikleri, hukuk danışmanlığı, mali müşavirlik, diplomatlık, elçilik ya da başkasının parasını yöneten pozisyonlarda olan bir bey. Fizik olarak esmer uzun boylu, çocuklu. Tekrar edeyim ZENGİN :)


Velev ki eşiniz zengin olmadı. Herkesin olmak zorunda değil. O zaman da 5 tl kazanan eşinizin 1 tl sini size yatırım yapmasına izin vermeniz gerekiyor. İşte o zaman eşiniz eril enerjiye siz dişil enerjiye geçiyorsunuz. Ve dengeleniyorsunuz.


Öbür türlü ben kazanırım ben yaparım demek, size kontrolsüz güç verir, yönetme ve kontrol etme hırsı verir. Bu, eril enerjinin eylemleridir.


Bu nedenle ben istediğim arabayı, ikinci eşimin almasını diliyorum. Ben kendi paramla almayacağım. Böyle bir manifest yaptım. Düğün hediyesi olarak bana araba alabilir.


Modern dünyada koca parası yemek değersizleştirici bir unsur gibi görünse de aslında değil. Koca parası yemek güzeldir, sizi daha dişil yapar. Siz gene kendi paranızı kazanın, kendiniz yiyin.


Arkamdan takıntılı, hasta, patolojik, Kezban, paragöz diyen ve haklarında hep iyi konuştuğum ve bu nedenle onları tanıştırdığım insanların bana gelip sen bunları mı bize övdün dedikleri kişilere gelince…. E tabi siz arkamdam konuşursanız ben de yazarak cevap vereceğim.


Ben ikinci eş göstergemi bildiğim için rahatım. Arkadaşlar benim onlara verdiğim değeri, çocuklarımın verdiği sevgiyi çöp edecek kadar sevgisiz büyüdükleri için üzgünüm. Bu sevgisizlik, biz önemli kişileriz tabi bizim işimize yarayacak bu Kezban anlayışı oluşturmuş olabilir. Arzu ederlerse inançlara bakabilirler: Herkes bizim aileye takıntılı. Herkes bize hizmet etmeli. Toplum bize hizmet etmeli. Biz herkesten üstünüz.


Bizim çocukların babaanne ve dedesi 17 Ağustos depreminde öldü. Bu nedenle çocuklarım babalarının ve benim sülalemdeki her yaşlı kadın ver erkeğe, annemin komşularına ve benim komşularıma babaanne ve dede diyor. Uyardığım halde… Buradan bile anlam çıkarıp bundan duyulan rahatsızlığı hiç ifade etmemek insanın kendisine dürüst olmamasıdır.


Ben son zamanlarda bu arkadaşlarım tarafından kapsanmaya çalışılmamdan dolayı şaşkındım. Çünkü hep ben kapsar, anlar ve verirdim. Bu nedenle tuhaf, gerçekten tuhaf diye diye astrolog arkadaşımla paylaşımlarım oldu. Meğer mesele manipüle etmekmiş.


Bu olayın bendeki kaynağı, yıllar boyu benimle ilgili gerçek düşüncelerini bana söylemeyen annemle ilgili. Annem tam bir yengeç, asla insanlar kırılır diye gerçek düşüncesini söylemezdi. İnsan kendisine dürüst olmazsa hiç kimseye karşı dürüst olamaz. Ancak son yıllarda annem baya değişti. Şu ara hayatında devrim yapıyor.


Diğer bir kaynak ise güney ay düğümü Balık… Üstelik bir de Anka Kuşu yıldızı ile kavuşumunuz varsa insanlara sahip çıkayım, iyileştireyim, iyilik edeyim derken kurban pozisyonuna düşmeniz an meselesidir. O nedenle ben olana değil, hala güneydeyim diye üzülüyorum. Sanırım haritam üzerimde daha sıkı çalışmam lazım. Artık şu Başak gibi olmayı tam öğrenmeliyim. Allah’tan Akrep’te herhangi bir kişisel gezegenim yok da rahat atlatıyorum her şeyi. Ama çok lazım Akrep’te gezegen. Bu sizi şüpheci yapar var bu şüphecilik bir çok şeyden korur. Akrep’te bir tane gezegen olması iyidir fazla gezegen olması kişinin kendisine zarar. Akrep'in can sıkıcı taraflarından biri de herkesi, çıkarcı, yalancı, güvensiz, manipülasyoncu görmesi. İşte bunları Akrep'in kendi gölge yanlarıdır astrolojide.


Bu noktadan sonra dişil enerji konusunda elbette daha çok yazacağım, ancak kendi konumda Meryem gibi susma orucu tutacağım. Meryem, Hz İsa’ya hamile kaldığında ona iftira attılar ve Meryem kendini anlatamadı. Bu nedenle doğum yapıncaya kadar sustu. Hz İsa dünyaya gelince konuştu ‘Benim annem masum, ben Allah’ın elçisiyim’

Susmak bazen çok etkilidir. Siz susma orucu tutarsanız Allah sizin yerinize konuşur.


“Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen”

(Şeyh Galip, 1757-1799)

Sevgilerimle…


541 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör